ulan hazır yagmur yagıyor deli gibi..artık harley çizmelerimi giymem için bahanem de var !

acıdım sana şuan:D isa ve şarkıları!
aklıma esen şeytana uymak  diye garip sözlü b şeyler çalıyo suan 

ayy efulim diye bi şarkı olabilir mi abi bu nedir ya !

isa sen nettin ya hu!

bana mı lafınız kayamayan yıldız?
evet

biri de gelip kahve yapayım sana bir de üstüne fal bakayım demiyor ki.. neyleyim ben böyle havayı kahve yoksa eğer!

korsan bayraklı zeplinler yüzüyor..( o kadar yağdı yani yağmur..from Çannakkale )

Yaşamak bazen sabır ister..

Sözüm meclisten dışarı dostlar.. Kendimi HIYAR gibi hissediyorum!

Bağımsız Yargıya “Özel” Müdahale..

Bu sıralar yine kafa karıştıran olaylar cereyan ediyor.Son dönemlerde sıkça duymaya alıştığımız “ileri demokrasi” lafları ile beraber; yürütülen Ergenekon davası, Balyoz davası, 12 Eylül’le hesaplaşma davası, hakkında ağırlaştırılmış müebbet istenen Genel Kurmay Başkanı… derken insanların kafasına mıh gibi çakılan,”…bu hükümet dokunulamayanlara dokunuyor.” fikri ve hissiyatı, zaten uzun zamandır İstiklal marşının tartışıldığı,andımızın kaldırıldığı,19 Mayısın kaldırıldığı,Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi için ayet mi bunlar diye hükümet yetkilileri tarafından eleştirildiği, Yeni Türkiye sözleri ile adeta hamur gibi yoğurulan milletimiz tarafından hayret ve merakla izlenirken,bu sefer de KCK soruşturması ile ilgili gelişmeler, zaten kafası karışık olan milletimizi bir kez daha içinden çıkılmaz bir noktaya getirdi.

Artık olayları nasıl tahlil edeceğiz bilmiyorum. Tamam! Bu hükümet Özel yetkili savcıların, Özel Özeni ile dokunulamayanlara dokunuyor da, peki bu Özel yetkili savcılar MİTçilere dokunmak istediğinde neden hükümet bir anda bu MİTçiler için Özel Yasa değişikliği hazırlığı yaparak, o Özel yetkili savcıyı (Sadrettin Sarıkaya) görevden alıyor? İleri demokrasilerde böylesine yargıya müdahaleye yer var mı bilmiyorum?

Eğer 26. madde değiştirilirse, Soruşturma kapsamında ifade vermeye çağrılan MİTçilere,Başbakanın izni olmadan dokunulamayacak.

??? İleri demokrasi dedikleri bu olsa gerek.

Bunların yanı sıra birde son günlerde mecliste İç Tüzük kavgası yapılıyor. Anladığım kadarıyla muhalefet artık Mecliste bile kürsüye çıkıp konuşamayacak. Gündem bayağı karışık yani.

Neyse…Bu olayların ışığında sanırım bir muhakeme yapmak zorundayız. Acaba bu süreçte “İleri demokrasi” vizyonunda “Yeni Türkiye” Bağımsız Yargısı olan bir Hukuk Devleti yolunda mı ilerliyor, yoksa diktatörlüğe doğru “Yeni” bir adım mı atıyor?

Buzdolabındaki çikolatalı dondurma kutusunun içinden ‘salça’ çıkınca anladım ki hayat sürprizlerle dolu.